Selamlar... öncelikle bkz:
http://fikirler.yetkin-forum.com/yi-kotu-f1/yi-ki-varsn-tanr-m-t5.htm cevap vermek için cevap bekleyeceğimi yazmış olmama rağmen, internette bu sorudan çokça okuduğum ve "bir insan nasıl bu kadar düşüncesiz ve düz bir mantığa sahip olabilir?" diye şaşırdığım için yazmaya karar verdiğim bir cevaptır bu:
Sorunumuz şu: Şu dünya denilen yerde hep bi "kötülük" galibiyeti süregelmektedir. insanlar ölmektedir, falandır filandır ama tanrı bunun karşısında ne yapmaktadır, ya da neden buna izin vermektedir? nasıl olur da bu kadar muhteşem, ulu bir varlık çocukların açlıktan ölmesine izin vermektedir, hatta onu istemektedir?
Gerçekten, insanın bu kadar düz mantık düşünerek böyle bi soruya ulaşmasına çok fazla şaşırarak cevap veriyorum:
Soruya tanrıya inanan bir insan gibi bakarak cevap veriyorum (zaten öyleyim), çünkü soru tanrıya inanan insana yöneltilecek şekildedir ve dışardan bakmayı gerektiren bir durum söz konmusu değildir. Yani sorunun altında, kabaca; "diyelim ki dediğiniz gibi bir tanrı var, neden kötülükler olageliyor?" ya da "tanrı var,tamam da, ne biçim tanrı bu?" gibi düşünceler yatmaktadır.Yani bu sorunun cevabına "senin bahsettiğin dinler hiç olmadı ki!" gibi vb. sorularla yanıta kalkışılamaz zira; soruda "
inanç"ın kendi içindeki mantık tutarlılığı sorgulanıyor. Eveet, tanrıya inanan insan cevap veriyor:
Tanrı insanlığın başlangıcından beri insanlara peygamberler-dinler aracılığı ile varlığını duyurmuştur.(burayı hepimiz biliyoruz zaten) ama tanrının göndermiş olduğu din sadece inanç-akide noktasına temas etmemiştir, pekçok kişinin (Avrupa'dan etkilenerek, zira Avrupa'daki hıristiyanlık tahrif sonucu sadece akide dini haline gelmişti.) bildiği şey: din, Tannrı ile kul arasında, sadece "ruh"u ilgilendiren bir şeydir.
Fakat Tanrı her din ile ve her peygamberle insanlığa akidenin yanında bir kanun-nizam sistemi de getirmiştir. *(burayı bi aklımızda tutalım!)
Yazının burasında "insan" denenin bir özelliğini hatırlatmak istiyorum: +Seçebilme özgürlüğü.
İnsan, -yine dine göre- seçebilen, özgürce seçebilen bir varlıktır. (bkz: cüz-i irade)
Yani insan, kendisine verilen üstün düşünme yetisiyle "doğru" ve "yanlışı" görüp ayırabilen, bunun sonucunda hür bir iradeyle seçimini yapan bir varlıktır. Yani linkteki yazıdaki gibi "aciz", "ucube" falan değildir (bizzat dine göre). Yazıda yapılan en göze çarpan yanlış da bu zaten; insan her ne kadar tanrı yanında çok fazla acze sahip olsa da seçebilme yetisine sahiptir ve bu konuda bir aczi yoktur (eğer düşünme aczi yoksa:) ).
Şimdi! İnsanın bu özelliğini niye hatırlattım? -İlk aklımızda tuttuğumuz yeri getirelim, insanın bu özelliğiyle birleştirelim, ne çıktı ortaya? -Ben söyleyeyim; tanrı insanlara belirli-sistemli kanun ve düzenler getirdi, insanların bunları yapmasını emretti, yapmalarının kendileri için kurtuluş olduğunu açıkça bildirdi. Bunun sonucunda insan bunları bile bile, büyüklenerek, kendine insanların çoğunu "köle" etmek için, kanunlar-sistemler uydurdu. İnsanları, bunların kurtuluş yolu olduğunu söyleyerek, kandırdı
Fakat neydi? İnsan düşünebiliyordu, seçebiliyordu değil mi?
Şimdi sonuca gelecek olursak, durum şu; tanrı insanlara "ideal olan"ı gösteriyor, açıkça bildiriyor. İnsanlar bundan yüz çevirerek kendi uydurdukları sistemlere koşuyorlar ve bunun sonucu olarak birbirlerini köle edinerek, perişan bir dünya ortaya koyuyorlar. Bu durumda "kötülük"ün sahibi kimdir? Orasını da siz düşünün...
Not: Kusura bakmayın ama insan, "ben acizim, tanrı çok yüce. O engellesin kötülükleri" diyerek işin içinden sıyrılmaya kalkmasın. Tanrı sana yolu göstermiş, o yoldan gitmediğin halde, tanrının sistemini uygulamadığın halde ne cüretle tanrıdan hesap sormaya kalkarsın???
Bu yazının insandaki "benlik" duygusunu harekete geçirmeden, açık fikirlilikle okunması dileğiyle...